| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
4 "kastamonu" etiketi kullanan gönderi "kastamonu" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Alagöz: "Belediye kaynakları düzgün kullanılmalı"

Alagöz: "Belediye kaynakları düzgün kullanılmalı"

  Kastamonu CHP Belediye Başkanı Müjgan Alagöz, KATSO`yu ziyaretinde konuştu..

 

CHP Merkez Belediye Başkan adayı Müjgan Alagöz ve Belediye meclis Üyeleri yerel seçim çalışmaları kapsamında dün Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası`nı, bazı resmi daireleri ve diğer seçmenleri ziyaret ettiler.
          

İlk olarak Ticaret ve Sanayi Odası yönetimini geçtiğimiz günler yapılan seçimlerden dolayı tebrik eden Alagöz, daha sonra ise güncel konulara değindi. Hükümetin küçülme politikasına tepki gösteren Alagöz, bu doğrultuda Kastamonu`nun da her geçen gün küçüldüğünü söyledi. Kastamonu`ya yatırımın çekilebilmesi için seferberlik ilan edilmesi gerektiğini belirten Müjgan Alagöz, belediyenin kaynaklarının da düzgün kullanılması gerektiğini açıkladı.

 

Alagöz, yapacakları AB projelerini ve Mikro kredileri ailelere en iyi şekilde kullandırarak üretime yönelteceklerini, evlerde üretilen ürünlerin satışına ve pazarlanmasına da kolaylık getireceklerini, ailelere yardımdan öte onların geçimini sağlayacakları imkanı yaratacaklarını söyledi.
          

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Öztosun`da, Kastamonu’da bulunan eserler ve doğal güzellikleri bu kadar bir arada bulunduran Türkiye de hatta Dünya da olmadığını, Kastamonu olarak turizmin istenildiği kadar tanıtılmasında eksiklerinin olduğunu, bu alanda hep birlikte atağa geçmemiz gerektiğini söyledi.
      

 

Öztosun, CHP adayına ziyaretinden dolayı teşekkür etti ve seçimlerde başarılar diledi...

Kastamonu Postası; 18.03.2009

Tomanbay, DSP`nin başkan adayı Şahin`e destek istedi

  29 Mart Yerel Seçimlerine kısa bir zaman kala, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer`in Baş Danışmanı, 22.Dönem Ankara Milletvekili Prof. DR: Mehmet Tomanbay, dün ilimize gelerek parti il binasında basın toplantısı yaptı.

 

CHP ile AKP arasında hiçbir farkın olmadığının altını çizen Tomanbay "meydanlarda ülke için çözüm üretmeyen, bir üslup içinde kayıkçı kavgası yaptıklarını halkımız görüyor" dedi.

 

Tomanbay sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"29 Mart Yerel Seçimleri, adeta bir genel seçim havası yaratılmış bir durumda. iki parti lideri özellikle meydanlarda kayıkçı kavgası yapıyor, bu partilerin birbirlerinden hiçbir farkı yok. Tehdit, şantaj, korkutma, üzerine siyaset yapılıyor. Medya özgür olmaktan çıkmıştır. Türkiye`de üç parti seçime giriyormuş gibi bir hava estiriliyor.

 

Biz Türkiye`yi adım adım geziyoruz, biz bu seçimlerde sürpriz yapacağız, en hızlı yükselen parti biziz. DSP Yerel Yönetimler açısından deneyimli bir partidir, yolsuzluklarla adı anılmayan tek belediyeler biziz. DSP`nin boğazından haram lokma geçmemiştir. Ordu, Bartın, Eskişehir, Şişli Belediyelerimizin halkımız için yaptıkları hizmetler ortada. İllerin yapılarına göre araştırılarak yaptığımız DSP`nin hazırladığı uygar kentler projemiz içinde, Kastamonu doğal yapısı, tarih ve kültürüyle turizmiyle bizim projelerimizin önceliği içindedir.

 

Türkiye sahipsiz değil, bizim siyasetemiz çıkar beklemeden hizmet etme siyasetidir. Bizim yerel anlayışımızda, tüketen kentler değil, üreten kentleri oluşturacağız. 2011 genel seçimlerinde partimizi meclise taşıyacağız"

 

kastamonuajans.net

 

Kastamonu Postası; 17.03.2009

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLER GÜNÜ MESAJI

Eğitim

EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI

KASTAMONU İL TEMSİLCİLİĞİ

Tel: 0 535 323 97 65 e posta: egitim-is.kastamonu@hotmail.com

Belediye Cad. Özkendirci İş MerkeziKat 4 No:14 KASTAMONU

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLER GÜNÜ MESAJI

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,

                Mustafa Kemal Atatürk’ü zafer kazanmış bir askeri önder olarak ulusumuza kazandıran Çanakkale Savaşları, dünyanın ve Türkiye’nin kaderine yön vererek tarih içerisinde önemli bir yer kazanmıştır.

               Emperyalizmin ateş ve ölüm savuran çelik zırhlı armadası, 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’nda hezimete uğratılmıştır. Denizde istedikleri sonucu elde edemeyen emperyalist saldırganlar, 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’nda dar bir alanda başlayan göğüs göğüse çarpışmalardan da Mehmetçiklerin olağanüstü direnişi sonucunda yenik ayrılmışlardır.

              Çanakkale Savaşları, emperyalist orduların sahip oldukları büyük güce karşın, mazlum ulusların direnişi karşısında yenilgiye uğratılabileceklerini kanıtlayan ilk örnek olmuştur.

             Ulusumuzun kahraman evlatlarının ülkemiz ve bağımsızlığımız tehlikeye düştüğünde ne kadar büyük fedakârlıklar yapabileceğini gösteren bu büyük zafer, kurtuluş savaşımızın zeminini ve uluslaşma bilincimizi oluşturma bakımından da eşsiz bir yere sahiptir.

           Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı şehitleri, bizlere bağımsızlığımızı, büyük, soylu ve güzel yurdumuzu armağan ettiler.DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,

           

           Cumhuriyetimiz, son 20–25 yılda bölgemizde egemen olmak isteyen emperyalizmin kol kanat gerdiği, yönlendirip destek verdiği ırkçı bölücü terör örgütünün saldırılarına da maruz kaldı. Binlerce askerimizi, güvenlik görevlimizi ve yurttaşımızı, bu saldırılar sonucunda şehit verdik.

           

            Şehitlerimiz, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı kahramanlarının emanet ettikleri yurdu ve bağımsızlığı korumak için canlarını feda ettiler.

Bizlere bu ülkeyi ve bağımsız yaşama onurunu kazandıran kahramanlarımıza minnet ve şükran borçluyuz. Bu borç, bize bırakılan emaneti savunma görevini yüklemektedir.

 

Geçmişte ordularıyla ve donanmalarıyla saldıran emperyalizm, günümüzde bunlara ek olarak, IMF’siyle, Dünya Bankası’yla, sermayesiyle, sözde sivil toplum örgütleriyle, sözde soykırım suçlamalarıyla, irtica ve etnik bölücülükle saldırmaktadır.

 

Her şeye karşın, her karışında şehitlerimizin kanı olan yurdumuzu, ulusal bağımsızlığımızı ve bütünlüğümüzü, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşının armağanı olan Cumhuriyetimizi savunacağız.

 

Eğitim-İş Kastamonu Temsilciliği olarak; bu duygu ve düşüncelerle başta önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, yurdumuz, ulusal bağımsızlığımız ve bütünlüğümüz için can veren bütün şehitlerimizi saygıyla anıyor, hatıralarını yaşatma kararlılığımızı vurguluyoruz.

 Saygılarımızla.                                                                                                                 16.03.2009                                                                                                         Ahmet Tevfik Bal                                                                                                                  Başkan

ÖĞRETMEN OKULLARININ KURULUŞUNUN 161. YILINI KUTLUYORUZ!

 

 Eğitim

EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI

KASTAMONU İL TEMSİLCİLİĞİ

ÖĞRETMEN OKULLARININ KURULUŞUNUN 161. YILINI KUTLUYORUZ!

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,

Ülkemizde çağdaş öğretmen yetiştiren kurumların öncüsü olarak 16 Mart 1848’de Darülmuallimin adıyla ilk öğretmen okulu açılmıştır. Bu yüzden öğretmen örgütleri, 12 Eylül darbesine kadar 16 Mart’ı öğretmenler günü olarak kutlamaktaydılar.

Osmanlı İmparatorluğu’nda mektep-medrese ikiliği bir türlü aşılamamış olmasına rağmen, Cumhuriyet’e öğretmen yetiştirme konusunda önemli bir deneyim devredilmiştir.

Atatürk, öğretmenlik mesleği ve öğretmenlerin cumhuriyet devrimlerinin gerçekleştirilmesindeki ve ulusal bilincin oluşturulmasındaki rolü hakkında pek çok önemli açıklamalar yapmıştır. Bu açıklamaların en çarpıcılarından birisini, 14 Ekim 1925 tarihinde İzmir Erkek Öğretmen Okulu’nda yapmıştır:

“Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden ve eğiticiden yoksun bir ulus, henüz ulus olma yeteneğini kazanamamıştır; ona sıradan bir kitle denir. Bir kitle ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere ve öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki, bir topluluğu ulus haline sokarlar.”

Cumhuriyet devrimlerinin ve ulusal değerlerinin ancak eğitim yoluyla kökleşip gelişebileceğinin bilincinde olan Atatürk, ulusal eğitim politikalarını geliştirmeye ve cumhuriyet değerleriyle donatılmış öğretmenlerin yetiştirilmesine büyük önem vermiştir. Cumhuriyet’in ilk yılları, devrimin gereksindiği öğretmenleri yetiştirmek ve öğretmen açığını kapatmak için gerçekleştirilen çabalarla doludur. İşte bütün dünyada örnek gösterilen Köy Enstitüleri, yeni insan ve öğretmen yetiştirme çabalarının bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır.           

Ne var ki, halkın aydınlanmasından çıkarları zedelenen güçler, Köy Enstitülerini kapatarak eğitimimizi ulusal, halkçı, laik ve bilimsel özünden uzaklaştırdılar. Eğitim sistemimiz gibi öğretmen yetiştirme sistemimiz de yazboza döndü.           

Cumhuriyet değerlerini savunan, bilimsel bakış açısına sahip öğretmenler yetiştiren bir sistemimiz artık kalmamıştır ne yazık ki. Bugün ne istenilen nitelikte öğretmenler yetiştirilebilmekte, ne de öğretmen açığı kapatılabilmektedir. Yapılan kimi anketler bu üzüntü verici gerçeği göstermektedir.           

Sorumsuz, ülke ve ulus çıkarlarını düşünmeyen yöneticilerin uygulamaları sonucunda, öğretmenlik mesleğinin saygınlığı büyük ölçüde zedelenmiştir.           

Ülkemiz eğitim alanında ciddi sorunlarla yüz yüzedir. Bu sorunların başında da öğretmen yetiştirme sistemi ve öğretmen istihdamı gelmektedir.           

Öğretmenler, kendi içlerinde farklı statülere bölünmüşlerdir.           

Sözleşmeli öğretmenlik hızla yaygınlaştırılmaktadır.           

Öğretmen yetiştiren okullardan mezun olan gençlerimiz, on binlerce öğretmen açığı olmasına karşın atanmamaktadırlar. Buna karşın öğretmenlik formasyonu olmayan pek çok gencimiz ücretle derse sokulmakta, öğretmen açığının üstesinden böylece gelinmektedir!            

Bu sorunlara eğilmesi ve çözüm üretmesi gereken Milli Eğitim Bakanlığı’nın bizzat kendisi sorunların yaratıcısı ve kaynağı haline gelmiştir.

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,           

EĞİTİM-İŞ olarak diyoruz ki: Zaman hızla ülkemiz aleyhine işlemektedir. Derhal, en kısa zamanda, ülkemizin tarihsel birikimine, deneyimlerine ve sosyokültürel yapısına uygun bir öğretmen yetiştirme sistemi oluşturulmalıdır. Sözleşmeli öğretmen istihdamına son verilmelidir. Eğitim hizmetleri iş güvencesi olan öğretmenler eliyle yürütülmelidir.

Ulusal, halkçı, bilimsel ve laik eğitimden asla ödün verilmemelidir.

Bütün öğretmenlerimizin ve öğretmen adayı gençlerimizin bu anlamlı günlerini kutluyoruz.

Saygılarımızla.                                                                                  14.03.2009                                                                                                                  Ahmet Tevfik Bal

AlsahBlog/Esintiler

*Ali ŞAHİN (alsah)
Kastamonu- Taşköprü
___________________

Yazıhamit Köyü (02.02.1952); Yazıhamit Köyü İlkokulu (1964); Taşköprü Ortaokulu (1967); Çorum Öğretmen Okulu (1970); Ankara GEE Türkçe Bölümü (1975- 1978); Eskişehir AÜAÖF' nde TDE Lisans tamamlama (1992); Tosya Gökçeöz Köyü (1970-1974); Taşköprü Kızılcaören Köyü İlkokul Öğretmenliği (1974-1980) ve Taşköprü Sevim Tokatlı Kız Meslek Lisesi TDE Öğretmenliği ve Müdür Yardımcılığı (1980-1998); İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürlüğü (1998); Devrekani İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü (1998-2003) ve Tokat- Pazar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü (2003- 2004) Emeklilik (17.02.2004- ?). Halen Taşköprü ilçe merkezinde ikamet etmekteyim.
_____________
İletişim İçin / E-Postalarım:
_____________

alisahin37@gmail.com

(... Biraz "Esin"... Biraz da "Ti"...)

Elmapınarı'nda Eğitmen Rıza'nın Evinde / Anı-Gezi

Ali ŞAHİN
_______________________________________________

(Fakir Baykurt'un, Kaplumbağalar Romanının Kahramanlarından)

Aklıma koydum bu kez.. Tozak kırını, eğitmen Rıza'nın oğlunu ve mezarını görüp O mekânı havasını teneffüs edeceğim iyice. Kastamonu'da kısa dönem şube müdürlüğüm sırasında ilk Müfettiş Emin Arık getirip tanıştırmıştı Yalçın Dikenoğlu'nu... 'Bak Ali Şahin!..' diyerek, 'sen Fakir'in Kaplumbağalarını okumuş muydun, gerçi senin gibi kitap koliğe bu soruyu sormak abes ama...' 'Oradaki Eğitmen Rıza'nın oğlu Yalçın. O da bizim gibi kısa dönem vaatleri üzerine mesleğe emeklilikten sonra yeniden...' >>>

HALK OZANLARIMIZ, HALK TÜRKÜLERİMİZ VE İHSAN OZANOĞLU / İNCELEME

Ali ŞAHİN
_______________________________________________

... Halk Ozanımız İhsan OZANOĞLU... Adını duyup bir Kastamonu Destanı olduğunu işitiyordum ama açıkçası yazılı bir kaynakla karşılaşmamıştım. Şöyle bir kolaçan etmek istedim Ansiklopedi ve şair yazar sözlüklerini. Rastlayamadım. Bu arada il il Türkiye'yi tanıtan Yurt Ansiklopedisinin Kastamonu ile ilgili fasikülleri geldi usuma. 1983'lerde çıkarken ilimizle ilgili iki fasikülü alıp kendim bir araya getirip bir de kapak yapmıştım... >>>

Nazım 105. Yaşında İzmir'de Esin Afşar Konseriyle Anıldı / Haber-İzlenim

Ali ŞAHİN
_______________________________________________

"Güzel günler göreceğiz çocuklar,
güneşli günler
göre-ceğiz...
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar,
ışıklı maviliklere
süre-ceğiz..."

Nazım Hikmet 105. doğum yıldönümünde Esin Afşar konseri ve şiirleriyle Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde anıldı. Salon bir saat öncesinden hıncahınç doldu, öyle ki ayakta dikilecek yer kalmadığı gibi sandalyelerle koridorlar da dolduruldu izleyicilerle.

Açılış konuşmasını yapan... >>>

URLA'DA "6. CUMALI BULUŞMASI"... / HABER-İZLENİM

Ali ŞAHİN
_______________________________________________

10 Ocak 2001'de yitirdiğimiz Necati Cumalı 6. kez Urla'da çeşitli etkinliklerle anıldı. 6.Cumalı Buluşması adı altında düzenlenen ve 13 Ocak'a kadar sürecek etkinliklerin açılışı Saat 10.30'da Urla'da Necati Cumalı Anı ve Kültür Evi'nde...>

SAPLA SAMANI KARIŞTIRMAMAK

ALİ ŞAHİN
_______________________________________________

Orhan Pamuk, Nobel Mobel Üstüne

Edebiyat olaylarının değerlendirilmesini tarih mi edebiyat tarihi mi yapacak? Ne demek bu şimdi diyorsunuz biliyorum. 2007'ye adım attığımız şu günlerde 2006'ya kuş bakışı bakıyorum da edebiyat tarihimizde bir cümle ile yer alacak edebiyat olaylarını tarihe malzeme yapıp ne çok yazıp çizmişiz, boyalı-boyasız basını ile... Dergileri- mecmuaları (!) ile. Spor takımlarımızın yurt içi başarıları hele hele yurtdışı başarıları ile övündüğümüzün milyarda biri kadar bile ilgilenmedik; kültür sanat edebiyattaki başarılarımızla. Bir de üstüne üstlük yargılayıp kara çalmaya kalktık.

Sanat ve Hayat dergisi Temmuz- Ağustos 2006 sayısını (Sayı: 22-23) geçtiğimiz yılın aralık ayı ortalarında... >>>

BÜLBÜLÜN ÇEKTİĞİ DİLİ BELASI

ALİ ŞAHİN
_______________________________________________

Şöyle dönüp bakarım hep ara kimi zaman, yarım yüzyılı geride bırakmış biri olarak. Küçükken sessiz sakin biri olan bana neler oldu da bu durumlara düştüm diye. Durumu nasıl ki diyeceksiniz şimdi siz. İlk paragraftan da kendimi ele vermiyor muyum, düz anlatımı bir türlü kullanmaya yanaşmaz elim ve dilim... >>>

KENDİMLE YÜZLEŞMELER

ALİ ŞAHİN
_______________________________________________

— Bir okur olarak edebiyata karşı ilginiz nasıl doğdu?
— Çocukluğumda – çocukluk dersem, daha çok ortaokul çağında- ben içe kapalı bir insandım, hala da öyleyimdir ya biraz… Okul arkadaşlarım, bizim evin önünde oyun oynar, ben elimde kitap evin ikinci kat penceresinden onları izlerdim. Onlar çizgi roman okurlardı: O dönem Tommiksler, Teksaslar bilmem neler moda tabii.. Beni hiç sarmadı onlar... >>>

EMEKLİNİN HASTANE GÜNLÜĞÜ / GÜNLÜK

ALİ ŞAHİN
______________________________________________

-Abdi İpekçi ve diğer faili meçhullerin anısına!-

Ankara'dayız. Hacettepe'de eşimin rutin kontrollerini yaptırırken ben de bir çekaptan geçeyim, dedim, ne de olsa yaş kemale eriyor artık, ikinci bahara girdik... >>>

GÜNLÜKTEN YAPRAKLAR / ANI

ALİ ŞAHİN
______________________________________________

2006-05-20 Şair Mehmet Aydın... Adını ilk kez 1970'te bir ödül nedeniyle duymuştum. Ama asıl tanımam Gazi'deki öğrencilik yıllarımda oldu. Benim için o bir öğretmendi Gazi Eğitim Enstitüsü'nde bıçak sırtında öğrencilik yıllarımızda >>>

BEBEĞİM... / MEKTUP

ALİ ŞAHİN
_______________________________________________

Nicedir Özlemişim

"Nicedir özlemişim/ Bu rüzgarı/ Hani Doğu'da eser/ Bahar akşamları// Nicedir özlemişim/ Bir elma ağacının/ Dibine oturmayı// Nicedir özlemişim/ Şoseleri,dağları// Nicedir özlemişim/ Bir dosta sarılıp/ Ağlamayı"
(Ataol BEHRAMOĞLU)

"Bebeğim,

Bugün benden küçüklük yıllarına dair fotoğrafları tarayıp bir şeyler göndermemi istemiştin ya... >>>

RIFAT ILGAZ VE CİDE'Sİ / GEZİ / ALİ ŞAHİN

"ŞİİR YAZMA"NIN GÜÇLÜĞÜ ÜZERİNE BİR DENEME / Ali ŞAHİN

SUAT DERVİŞ'İ ANARKEN / Ali ŞAHİN

SABAH OLUR GÜNEŞ DOĞAR / ANI / ALİ ŞAHİN

ÖYKÜ VE ROMANIMIZDA İKİ ÖNEMLİ YAZAR VE İKİ ÖNEMLİ ÖDÜL / ALİ ŞAHİN

RIFAT ILGAZ SICAKLIĞI... / İZLENİMLER / BARIŞ CANOĞUL

"KIRLANGIÇ YILDIZI" VE LEYLA ŞAHİN / İNCELEME / ALİ ŞAHİN

GÜNLÜKTEN YAPRAKLAR / ANI / ALİ ŞAHİN

"GURBET YAVRUM"DAN "KANAL BOYU"NA AYSEL ÖZAKIN/ DEĞİNİLER / Ali ŞAHİN

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TAŞKÖPRÜ'DE YEREL BASIN / ALİ ŞAHİN

EMEKLİNİN HASTANE GÜNLÜĞÜ / GÜNLÜK / ALİ ŞAHİN

DEĞİNMELER 5 / ALİ ŞAHİN

DEĞİNMELER 4 / ALİ ŞAHİN

DEĞİNMELER 3 / ALİ ŞAHİN

DEĞİNMELER 2 / ALİ ŞAHİN

DEĞİNMELER 1 (KANDEMİR KONDUK OLMASAK DA "ONA BUNA DOKUNDUK..." / ALİ ŞAHİN

BENDEKİ RIFAT ILGAZ / ANI / ALİ ŞAHİN

BATI KARADENİZ SAHİLLERİNDEN FESTVAL İZLENİMLERİ / GEZİ - İZLENİM / Ali ŞAHİN

10. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ'NDEN İZLENİMLER / Ali ŞAHİN

CUMOK KASTAMONU KONFERANSI İZLENİMLERİ / ALİ ŞAHİN